Avustralya-2

Hatırladığım kadarıyla bu ilginç ülke ile ilgili ikinci yazımı başlayayım.Bu sefer ilginçliklerden bahsedeyim.

Trafik kurallarından bahsetmek gerekli diye düşünüyorum. Öncelikle Avustralya’da tek yön bir yolda aracınız trafiğin aktığı yöne ters şekilde parkederseniz yaklaşık 50 AUD cik bir ceza ile ödüllendiriliyorsunuz.

Bunun dışında en garibi sanırım sadece Melbourne’de uygulanan Hook Turn uygulaması.İnsanın oldukça kafasını karıştıran deliye çeviren diğer

sürücülerden küfür yemenizi sağlayabilen bir dönüş çeşidi.2009 yılında ilk gittiğimizde bu dönüşü bir türlü anlayamamak ile beraber, nasıl yapıldığını öğrenmeyede uğraşmamıştım.Çünkü Melbourne’de araba kullanmak zorunda kalmamıştım.Ancak 2011de bir günlüğüne bir araba kiralamak zorunda kalınca beni oldukça terleten manevralara sebep oldu bu hook turn olayı. Sebebi ise Yarra Trams’mış.Tramwayların yolu üzerinden dönülmemesi için sağa dönmek için önce sola yanaşıp sonra gireceğiniz yola yeşil yandığında sağa dönülmesi bu şekilde tramway yolu üzerinde hiç araç bulunmaması amaçlanmakta imiş.

Şu flash animasyonunu daha önce göreydim keşke dememe sebep olan olaydır benim için 🙂

http://archive.bigben.id.au/victoria/melb/hook_turn.html

Şu koskoca otobüsleri Melbourne’de süren ben olsam sanırım Dünya’nın en anlayışlı insanları Aussie’ler bile beni indirip döverdi . Çünkü ben olsam ileri geçip sola yanaşacağıma ilk ışıkların olduğu yerde beklerdim ve arkamdaki adam sola dönemezdi.Şimdi anlıyorum niye bana what are you doing idiot dediklerini 🙂

Hazır Melbourne’e devam etmişken Hook Turn videosu ararken bulduğum Dünyanın en yaşanabilir şehirlerinden biri olan Melbourne’un şu Full HD videosuna bir göz atabilirsiniz.Bir gün olursa bir yolunu bulursam bir kaç yıl yaşamayı hayal ettiğim bir yer benim içinde. Belki Avustralya dışından pek fazla yurtdışında bulunmamamdan kaynaklanıyor ama Melbourne bana göre Dünya’nın en iyi şehirlerinden birisi.

Avustralya’nın trafiğinden bahsetmişken Road Trainleri atlamamak gerekli sanırım.

Aslında Road Trainler Avustralya haricinde Kanada, Amerika,Arjantin ve Meksika’da da yaygınmışlar.Ancak en büyük Road Train ağına Avustralya’da rastlanıyormuş.Eh dümdüz yol Stuart Highway bir tane iki tane trailer ile gitmekle o yol hiç çekilmez.Ancak 160-200 ton arası bir yükle 50-70 metre uzunluğunda bir şeyin 130 km/h hızla yanınızdan geçmeside tank geçmesinden farklı değil.Aşağıdaki videoda bu durum açık şekilde hissedilebiliyor.Yanımızdan her road train geçtiğinde acaba bir takla falan atsa yoldan çıksa ne kadar gürültü çıkar diye düşünmedim değil.Hastalıklı bir düşünce ama olursa çok içler acısı bir durum oluşabilir.Hele ki SAGUAR2 nin control stop çıkışı sonrasında kendi becereksizliğim yüzünden road train altında kalma tehlikesi geçirmesinden sonra yarıştan geri döndükten sonraki bir ay boyunca ara ara road train altında kalan güneş arabası kabuları gördüm 🙂

160 ton 50 metrelik 700HP’den fazla motor gücüne sahip bir road trainin , 180 kg 4.5 metre 2 HP motor gücündeki güneş arabasını sollaması hayattaki en nefesi kesen anlardan, 3000 km bu sahneyi 10’larca kez yaşayan biri olarak yaşlandığımı hissediyorum. !

Road Trainlerin bir adım ötesi de var , Over Size Loads. Bunlarla ilgili başımıza gelen en ilginç olay ise , padok komşumuz Principia ekibinin fotoğraflamayı başardığı aşağıdaki olaydır.. Daha diyecek söz bulamıyorum. Bu yükün bir saat 70 km/h gibi bir hızla geçtiğini düşünürseniz.Stuart Highway’in dünyanın en düz ama en tehlikeli yollarından birisi olduğunu bir kez daha anlamış oluyorsunuz..

Avustralya-1

Kimsenin pek gitmediği daha doğrusu gitmek isteyipde gidemediği gidip de göremediği  kıta ülkesi Avustralya 🙂 , Türkiye’den yaklaşık 16.000 km uzaklıkta ve aktarmalar esnasında harcanan vakitler sayılmaz ise yaklaşık 21-22 saatlik bir uçak yolculuğu ile kendisine ulaşılabilen uzak bir memleket.

Bu güzel kıtanın içerisinde geçirmiş olduğum ikincil bir 40 günlük bedevilikden ve toplamda ülke içerisinde ulaşmış olduğum yaklaşık 20.000 km karayolu yolculuğu sonrasında  Aussie Land ile ilgili bir şeyler yazmanın vakti sanırım geldi hatta geçti bile.

İçimdeki solar challenge sevdası sebebiyle iki kez katılımcısı olduğum World Solar Challenge sebebiyle her gittiğimde yaklaşık 40 gün olmak üzere toplamda 80 gün kadar bir süre içerisinde barınmak mecburiyetinde kaldığım bir ülke.Sanki zorla göndermişler gibi yazdım ama koşullar zorluydu ondan öyle yazıverdim galiba 🙂

Kendine özgü yapısıyla ne Avrupa ülkelerine ne de Amerika’ya benzer bir ülke Avustralya , sanki hepsinden bir şeyler almış ve bu kıtaya koyuvermişler gibi , sanırım bunda Avustralya halkının Dünya’nın çeşitli yerlerinden buraya göçme insanlardan oluşmasının büyük bir etkisi var.Kısacası milliyetin pek önemli olmadığı, belli de olmadığı yer Avustralya.Ülkenin simgesi bile olurda içerisinden şöyle bir kıta turu yaparsanız çokca görebileceğiniz hayvanlar olan kanguru ve deve kuşundan oluşmakta .

Bu yazının devamını oku